|  

Sık Kullanılanlara Ekle | Ana Sayfam Yap

Çankırı Platformu | Çankırı ilçe ve köyleri
Sayfa Yükleniyor...
  • Ana Sayfa
  • İletişim
    • Hakkımızda
    • Sık sorulan sorular
    • İletişim Formu
  • Üye Ol
    • Üyelik Başvuru Formu
  • Kültürümüz
    • Çankırı Tarihi
    • Mutfağımız
    • Çankırı Türküleri
  • İlçelere Göre Eklenenler
    • Merkez İlçe
    • Atkaracalar
    • Bayramören
    • Çerkeş
    • Eldivan
    • Ilgaz
    • Kızılırmak
    • Korgun
    • Kurşunlu
    • Orta
    • Şabanözü
    • Yapraklı
  • Ziyaretçi Defteri
    • Deftere Yaz
  • Üye Girişi
  • Site Haritası

 Ana Menü

  • Düşündüklerimiz
  • Medya Galeri
    • Fotoğraflar
    • Videolar
    • Programlar
  • Derneklerin Etkinlikleri
  • Haberler
  • Çankırı siteleri
  • Çankırı ilçeleri
  • Çankırı beldeleri
  • Çankırı köyleri
  • Düşünürlerimiz
  • Köy Bilgileri Girişi
  • Şehitlik Bilgi Girişi
  • Alıntı Yazılar

 Site içi arama


 Site içi  Sayfa içi(Düşündüklerimiz)

 Favori Listem

 Köylerimiz Hakkında

  • Merkez Köyleri (50)
  • Atkaracalar Köyleri (11)
  • Bayramören Köyleri (27)
  • Çerkeş Köyleri (52)
  • Eldivan Köyleri (16)
  • Ilgaz Köyleri (73)
  • Kızılırmak Köyleri (26)
  • Korgun Köyleri (12)
  • Kurşunlu Köyleri (28)
  • Orta Köyleri (14)
  • Şabanözü Köyleri (21)
  • Yapraklı Köyleri (40)

ALİ KEMAL'E MEKTUP 

 
a  a  a  a 

  ALİ KEMAL’E MEKTUP

 

 

 

Muhterem Ali Kemal

İngiliz Muhibleri Cemiyeti

Osmaniyeperest Mahallesi

Mandacılar Caddesi İşbirlikçiler Sokak

Peyamı Sabah Palas Numero: 18 / 001

 

Buğdaypazarı / Çangra

 

Çiftetelli matbuatının güzide kalemi, müstesna muharriri, Ali Osmani’nin  Al-i Sultanı Vahdettin'in mutemet vekili, zati alilerinize vasıl olması temennası ile ahaliden birinin havasa kelam etmesini, ahir zamanın elmaşekeri hoşgörünün katınızdaki enginliğine sığınarak cesaret etmesi olarak göreceğiniz inancı ile,

 

"Bir mektup yazdım Hasan'a

 Ha Hasan'a ha sana..."

 

Cerideyi güzideniz Peyamı Sabah'ta serdettiğiniz, kaleminizden inci taneleri gibi dökülen fikirlerinizin, devri âlinizde kıymeti bilinmedi. Eğer bilinmiş olsaydı zaten, bu kadir kıymet bilmeyen ahali sizi âlemi berzahtan âlemi ervaha intikal ettirmezdi. Bilakis, bütün ahaliyi Osmanî içtima edip, "Hepimiz Ali Kemâliz, hepimiz İngiliz muhibiyiz" diye nida etmesi lüzum ederdi. Ancak siz yine de kabri derununuzda müsterih uyuyabilirsiniz. Devri âlinizde kuluçkaya yatırılan yumurtalardan çıkan civcivler büyüdü, palazlandı, hatta plazalandı. Yalnızca palazlanıp plazalanmakla kalmadılar, İngiliz muhibliğini de terakki ettirerek cihanşümul bendeliğini şiar edindiler ki, el-hak az tekâmül mü? Övünmek mi gerek, dövünmek mi gerek bilinmez ama vaziyet, reayanın tabir ettiği gibi boynuz kulağı geçti. İngilizperverlikte şakirtlerinizle yarışsanız, ustamız mustamız demezler, size toz yuttururlar. Hali tam izahta bu naçiz kalem biçaredir. Muharrirlerin pirlerinden, Şeyhülkalem Salahuddin Dumanaltı Efendi’ye müracaat edilse, ol dahi müşkülde kalır vesselam.

 

Ahir zaman efkârı umumiyesini sual eder isen, "hisse devri" meselesi ile meşguller. Zatı Devletlüleri zamanında "Galata Bankerleri" namıyla maruf "simsarlar", bukalemunları haset ettirecek kaabiliyetle "Londra Brokerleri" adıyla âhenk-show yapıyorlar. Ahi Birliği'nin sahip olduğu "sermaye"yi ve sair varlığını,  Roma-Cermen Holding'e “bilakaydu şart terk etmesi” için gâh aşikâr, gâh hafi şekilde kesif cehd halindeler. Bir hayli mesafe de kat ettiler netekim...

 

Şu sıralar, Duyunu Umumiye İdaresi'nin uzun zamandır hallini istediği ancak henüz tam olarak "hal” edilemeyen bir mesele efkârı umumiyeyi hayli meşgul ediyor. Bu mesele "Mecelle"de mevcut olan, bindokuzyüzyirmiüç tarihli, Şirketi Ali'nin asil anasırı Horasan Erenleri namıyla da maruf Ahi esnafı aleyhine nümayiş yapma serbestisine mani olan bir karar. Bu Ahi Esnafını bilirsiniz, pencik düzeniyle devşirilenlerden olmadıkları için, ha deyince perende atmıyorlar, hele hamamda nasıl bayılındığını asla taklit etmiyorlar. Ayrıca tevarihin belirttiği gibi, bunlar "Güneşin doğduğu ülkede" Angora nam beldede Angora keçisi yetiştiricileri ve üreticileri kooperatifi tesis ettikleri için, “Beldeyi Asitane” ahalisinin beynelmilel tüccarları ile de üç sayılık bir rekabet içindeler. Ammaa, "Düveli  Muazzama"nin proje himmetiyle, Berlin Endüstri ve Ticaret Cemiyeti'nin ulufe desteği ve dahi  Çiftetelli matbuatının cehd sahibi muharrirlerinin de azmiyle, “Ahiler Aleyhine Nümayiş Serbestisi” meselesi hallolacak. Çünkü, Şirketi Ali'nin karar merci olan Divanı Umumi’de artık Ahiliğin evlatlarından Ahilerin başı Rasim Ağa, Karacaören  ayanından Mustafa Ömer Suphi bey, El-Gas ahilerinden Kozanoğlu Doğan Bey, Çangra Loncasından Hüseyin Nejat Bey, yine Karacaören ahilerinden Topal Osman Ağa, karabudundan Mehmet, Erdinç Necati Usludur bey gibi ahiler yok.

 

Hatırlar iseniz, daha doğrusu siz hatırlamazsınız, sizin âlemi ervaha intikalinizden bir müddet sonra yine şirket hisselerinin devri için "Hayriye Tüccarlarından"  Hüseyin Rauf Çeşmiuyanık Efendi'nin müşavirliği ile içtima eden şirketin "umum kongresi"nde, Molla Şeyh Said Hocaefendi'ye “şirket”in idare meclisi üyeliği verilsin mi verilmesin mi hususunda sert müzakereler olmuş idi. Reisliğini evvelemirde Pilson'un yaptığı Cihanşümul Zombi Holding’in taraftaranı ile Ahiler Birliği'ne mensup şirket hissedarları arasında vuku bulan bu ticari müzakereler hakkında kısa bir malumat arz edeceğim. Bu müzakereler esnasında hasseten konuşulan konuların başında "Ahilere Karşı Nümayiş Serbestisi" geliyordu. Ancak  Ahiler, her türden taarruzu nisan yağmuru kabul edenlerden olmadığı için, bu serbestiye gayet şiddetle mukavemet etmiş, bırakın nümayiş serbestisini, bilakis bunlara mani olan bir kararı umumi kuruldan çıkarmış ve icra eylemişti. O zamanla bu zaman arasındaki "tekamülü" göstermek babından, ahali arasında kısaca "Takriri Men" diye anılan, "Ahilere Takrir Tarikiyle Taarruzu Men Eden Karar"ın  alındığı umumi kongredeki müzakerelerden biraz arz etmek istiyorum.

 

Hüseyin Rauf Çeşmiuyanık Efendi (Hayriye Tüccarlarınden-Beynelmilel Tüccar):  Aziz arkadaşlar, hepimizin müştereken cereyanını takip ettiğimiz, Şirket'in “Çiftetelli bayisi” mahreçli tesebbüsatın neticesinde batacağımıza ihtimal vermek inanç zaafiyetidir... "Çiftetelli Tesebbüsatı" sebebiyle Şirket'in tehlikede olduğunu kabulden bendeniz mazurum. Muhterem arkadaşlar! Tekrar ediyorum, bu vesileyle Kethuda Hazretleri'nin  loncadan çıkarılmasını istediği "Ahilere Takrir Tarikiyle Taarruzu Men Eden Karar"ının alınmasına muhalifim. "Cihanşümul Hissedarlar"ı endişeye sürükleyecek, "huzuru bozacak" şekilde bir karar çıkarmayalım...

 

Halis Tuncay Efendi ( Endüstri ve Ticaret Cemiyeti): Efendiler! Bir "batak teşebbüsat"ı söndürülürken, "hissedarların doğal hakları" sınırlandırılmamalıdır.. Kararda bir madde var ki, şöyle diyor, "Bu karar iki yıl sürecek". Erdinç Usludur beyefendiye soruyorum, "bu batak tesebbüsat" iki yıl mı yaşayacak? Hissedarlardan umumen şüphe olunamaz efendiler!... "Serbest teşebbüsat" hissedarların hakkıdır!..  (gürültüler...)

 

Koçgirizade Feridun Fikri Hasbi Efendi: Bu kararın içerdiği hüküm, cidden vahim mahiyete haizdir... Güzide heyetiniz, böyle adeta şüphe kararı mahiyetini taşıyacak bir suret, bir haraket, örfi idareyi bile hafif bıraktıracak bir karar almak, Şirket ana tüzüğüne, "serbest teşebbüsat ruhuna" aykırıdır. Bendeniz, bu kararı toptan reddini teklif ediyorum... Tek tesellim, komisyonda muhalif kalmak gibi büyük bir saadettir..(!...) ( şiddetli gürültüler...)

 

Erdinç Usludur Bey:  (Kangra ahilerinden...) : Fakat  siz de Çiftetelli Acentesi olduğunuzu unutmayın!...

 

Şevkeddin Hoca ( Dersiam müderrislerinden- beynelmilel tüccarlardan): Serbest teşebbüs ve nümayiş sona eriyor...

 

Rasim Bey (Ahi Loncası Başı – Atkaracalar ahilerinden): Bu karar namuslu tüccarlar için değildir. Çünkü ticari hayatta hakkın takdirini serbestçe kullanmak, kendilerine en fazla itimat edilen şirket idare meclisine bile verilmemiştir.

 

Muallim Hüseyin Nejat Bey: (Şehri Yeşil Gürün ahilerinden): Takriri Men muhalifi esnafın ve zannederim bütün azaların hissiyatına tercüman olan mütâlalarını dinledik. Cihanşümul tüccarların bütün azalarının hissiyatını son kelimesine kadar ifade eden şirket kurulları bütün cihanda enderdir. Ticari hareket tarzımızın sıhhatine en açık gösterge budur. (alkışlar) “Yeni yatırımları” Takriri Men Kararı’na dayanarak mı yapacaksınız diye soruyorlar. Yenilikleri güven ve huzur temeline dayanarak yapabiliriz, benim kanaatim  budur. İtimat ve huzurun temelini kuvvetlendirmek ve korumak için bütün kararlar gibi Takriri Men de bir araçtan ibarettir. İtimat ve asayişin, huzur ve sükunetin korunması, hissedarların her türlü karardan beklediği ilk ve başlıca faydadır ki, bu hiçbir tedbiri ihmal etmemek mecburiyeti karşısındayız.

 

Muhterem Hüseyin Rauf Çeşmiuyanık Beyefendi, Şirket'i tehlikede görmüyorum ve onun için bu karar lüzumlu değildir, buyurdular. Şirket'in tehlikede olmadığı esasında ben de kendisiyle beraberim. Benim değerlendirmem ve bakış açım şudur ki, bir durumu değerlendiren ve duruma göre tedbir bulan bir şirket hiç tehlikede olur mu? ( şiddetli alkışlar) Bu kararın gereğini idrak eden, bugünkü duruma göre bu kararın gereğini takdir eden ve bunu Şirket Büyük Kurulu'na açıklayan ve bunun çıkmasını isteyen Ahiliğin evlatları,  Şirket'i tehlikede bırakırlar mı? ( şiddetli alkışlar) Ahiliğin evlatları, yakında yeni tedbirlere ihtiyaç olursa ve durum gerektirirse, hepsini yerine getirecektir. Bunda tereddüte yer yoktur!

 

Kozanoğlu Doğan Bey: (El-Gas Kııyısın Loncası Ahilerinden): Beynelmilel tüccarlarımız, Takriri Men Kararı’nın Cihanşümul Ticaret Cemiyeti'nin isteklerine aykırı olduğu, şirket ve hissedarları için bir şeref olmayacağını buyurdular, neden ve niçin? Bu konuyu açıklamadılar, yalnız genel bir suretle bahsettiler. Yalnız kendilerine şu suretle diyebilirim  ki, Şirket'i kargaşa içinde bırakmak, ne Şirket'in umumi kuruluna, ne onun idare meclisine şeref değildir''

 

Efendiler! Halis Tuncay Bey kardeşime gelince, hissedarlar Şirket'e karşı değildir, buyuruyor. Biliyoruz Halis Bey!.. Bu Şirket Ahilerindir, hepsi onundur. Bunda hiç şüphemiz yoktur. İşte bu karar, o Şirket'i batıracakların yakasına yapışacak ve elini ensesine geçirecek ve bırakmayacaktır.

 

Topal Osman Ağa: (Karacaören Durusu karyesi ahilerinden) : Bu karar kabul edildiği takdirde, Şirket ana tüzüğünün ihlal edileceğini söylüyorlar. Şirket tüzüğü denilen şey kargaşa çıkarmak için mi? Şirket'i batırmak için mi? Yoksa Şirket'in huzur ve sükûnunu, düzenini ihmal midir ki, bu karar çıktığı takdirde bu haklar ihlal olsun?

 

Mustafa Ömer Suphi Bey  (Karacaören ahilerinden - İdare Meclisi azası ): Saygıdeğer arkadaşlar! Çok ulvi adlar altında bazı kararlar alınmıştır ki, onların neticesi olmak üzere ticaret hayatında yalnız şirket nüfuzunun, memleketin dört köşesine şamil ve amil olması lüzum eden Ahiliğin nüfuzunun yerine, bir takım doğal olmayan ve sorumsuz belirleyiciler kendi hükümlerini icra ve infaz etmişlerdir. Memleketimizde, bugün bu vesileyle gayet açıklıkla bu kürsüden ifade etmekle büyük bir vicdani rahatlık duyduğum bu müessese, matbuat müessesesi, Şirket ve Ahiliğin nüfuzu adına, Şirket kuvveti adına gayrimeşru bir  mücadele ve çalışma ile en yüksek kuvvet mertebesine çıkmış ve o nüfuz mevkiinden, memlekette bütün Ahilik varlığını,  Ahiliğin maddi-manevi unsurlarını tahrip edecek bir vasıta, bir maşa halinde harekete geçmiştir. Öyle bir durum hasıl olmuştur ki, vatan dahilinde bunların şerrinden bir namus tehlikesi meydana çıkmıştır.

 

Saygıdeğer arkadaşlarım!

 

Ahilik, hürriyet, "baba ocağı" gibi bazı kutsal kavramlar vardır. Bu arada bir karışıklığa mahal vermemek için, "baba ocağı" ile The Derwish Pashazade Bostanci Tekkesi'ni karıştırmamak lüzumunu beyan etmek isterim... Bu kutsal kavramları, bunun düşmanı olan birçok araçların, birçok kuruluşların, birçok kişilerin, birçok zararlı mikropların tahrip edilmesine azmetmiş olan bir İdare Meclisi'nin teklif ettiği kararı reddetmek için bir araç gibi kullanma, hiçbir zaman Ahiliğin menfaatlerine uygun bir hareket değildir.

 

Efendiler! Takriri Men Kararı ile takip edilmek istenen, demin arz ettiğim, hiçbir holdingin güdümünde ve sömürüsünde olmayan bağımsız bir Şirket'in, Ahilik duygu ve ahlakının düşmanı olan yılanlar ve onların zehir yuvalarıdır. Mülevves noktalar ve köşeleridir. O köşeleri bu kararın kudreti ve kuvveti ile dezenfekte etme, temizleme yetkisi olmaksızın bu Şirket'in yaşaması ve yükseltilmesini, Ahiliğin İdare Meclisi yerine getirme durumunda değildir.

 

Mehmet Bey ( Karabudun ahilerinden ): Muhterem Arkadaşlar!.. Karacaören ahilerinden Mustafa Ömer Suphi Bey'in temas ettiği matbuat meselesine değinmek için fırsat verdiğinizden dolayı genel kurulun muhterem azalarına, Karatekin'in evlatları umum ahalisine selam ederim efendim...

 

Muhterem ahilerimizden Mustafa Ömer Suphi Bey'in, neşriyat dünyasındaki vasi tecrübelerine de istinat ederek dile getirdiği gibi, ilişilmesi lüzum eden noktalardan en önemlisi ve bugünkü zayıf görüntünün asli sebeplerinden ve vatan ölçeğinde, ticaret ve matbuat tevarihinde cins bir müessese olarak Çiftetelli basını vardır. Tabii olarak bazı istisna cerideler vardır. Ticari hayatın temeli olan hürriyet ismindeki kutsal nimeti bu matbuat öyle bir hale getirmiştir ki, merhum Tevfik Fikret'in sabık payitaht, ahir Bizans için söylediği, "Kırk kocadan arta kalan bakire"ye çevirmiştir. Her sabah milletin yüzüne fışkıran zararlı ifrazatı, masum ahaliye sürekli olarak Şirket varlığının saygıya layık olmadığı fikriyatını aşılamıştır.

 

Huzurunuzda bugün bu sebeple bütün açıklıkla buradan ifade etmekle büyük bir vicdani haz duyduğum bu müessese, matbuat müessesesi, bilhassa Çiftetelli Matbuatı, ülkede Şirket'in nüfuzu namına ne kadar mevki, makam, en başta Ahilik olmak üzere onu oluşturan bütün kadro ve teşkilatını, ona dayanak olabilecek her türlü maddi manevi varlığı, sair destek ve otoritesinin hepsine yalanlarla, saptırmalarla  sürekli ve sistemli olarak caniyane saldırılmıştır. Memlekette Şirket'in kuvvetini tahrip eden ve bu en yüksek etki ve yetki makamına kendi zulmü şerri, zulüm isnadı, teçhiz ve tertibatı sayesinde çıkan bu Çiftetelli Matbuatı, öyle bir görüntü yaratmıştır ki, arkadaşlar, sanki bir Şirket yoktur, sanki onun bir idare meclisi yoktur, hiçbir idare meclisine dayanak olabilecek umumi kurul yoktur.  Bunların hepsi adi, sefih, midelerinden, kişisel menfaatlerinden başka bir şey düşünmeyen bir güruhu layüfluhudan ibarettir. Duygu ve kanaatlerini, sonunda memleketin, bilhassa cahil olanların ve devşirmelerin ruhlarında tespit ve takrir etmişlerdir. Bu durumda herkes matbuat hürriyeti kavramının kutsallığına bürünerek her şeyi yapmaya kadir ve şerrinden korunmak için isminden dahi bahsetmeye cesaret edilemeyecek bir kuvvet gibi görmüş ve bilhassa Şirket, Ahilik ve onun düzen ve düzen araçları bu hakaretlere katlandığı için gerçekten hakir, kuvvetsiz bir zavallı olarak tanınmıştır. Ahiliğin, Şirket'in ve İdare Meclisi'nin kuvvetini takrir ve tespit edecek bir kararın görüşülmesi sebebi ile ve bu kararı teklif etmek mevkiinde bulunmak durumu itibari ile Çiftetelli matbuatı hakkındaki fikrimi bu kadar kısa bir hudut dahilinde tarihe havale ediyorum. Vicdani kanaatim budur ve bugün Ahiliğin önemli bir hesabı olan bu görüşmede bunu söylemeyi vicdani bir görev sayıyorum ve müsterih oluyorum.

 

Muhterem Ali Kemal, yukarda görüşlerini hulasa ettiğim bu Ahilerden, bu eski tüfek Kuvayı Milliye muharrirlerinin çoğu ya tekaüt olduğundan veya feleğe kahredip köşelerine çekildiğinden, sizi kabri derununuzda müsterih vaziyette yatmanıza sebep olacak olan, Ahiliğe Karşı Nümayiş Serbestisi ile alakalı tezkerenin umum kurulda çıkmasına mani bir hal yoktur. Bu vesile ile size kabri derununuzda zebanilerle iyi hasbıhaller temenna eder, sadık müridanınız olan Cihanşümul Muhibleri’nin kabiliyetleri ile gurur duyabilirisiniz.

 

Son söz: Mabetler nasıl ki, dine saygısızlık edenlerin koruma alanları değilse, ceride kisvesi de Ahi ahlâkını bozmaya çalışan muharrirlerin dalaverelerini koruma maskesi değildir.


0
0,0

 Puanlama 0,0 yıldız  
Oy vermek için üyelik şifrenizle şifrenizle girmelisiniz
» Mehmet YILMAZ
İşlem Tarihi : 25 Temmuz 2010 23:03
 
 
 
 

 Düşündüklerimiz

Metin KOÇ ÇANKIRI BELEDİYESPOR’UN TAKIM KADROSU…

Metin KOÇ

Erkut ERASLAN BU KEZ ÇANKIRISPOR İÇİN

Erkut ERASLAN

Mehmet YILMAZ EYLÜL'DE ONİKİDEN VURMAK YA DA VURULMAK...

Mehmet YILMAZ

Özlem Ilgaz ÖZDEMİROĞLU Zaferin Adı 88…

Özlem Ilgaz ÖZDEMİROĞLU

Ömer Faruk ERYILMAZ GÜZEL İNSANIN ARDINDAN...

Ömer Faruk ERYILMAZ

Nurettin DOĞAN ÇANKIRI BİR SEVDALISINI DAHA KAYBETTİ

Nurettin DOĞAN

İbrahim UYSAL EVET Mİ? HAYIR MI?

İbrahim UYSAL

Gökhan GÜNEY FECİYİM DOSTLAR !!!

Gökhan GÜNEY

Tahsin TEKİN WORLD CUP ÇANKIRIMIZA HAYIRLI OLSUN

Tahsin TEKİN

Zeynel KOZANOĞLU BENİM MİLLETİM BU MU?

Zeynel KOZANOĞLU

Muammer GÖLCÜK ÖRGÜTLÜ OLMAK

Muammer GÖLCÜK

ASUMAN DİNÇER ŞAFAK.........................!!!!!!!!!

ASUMAN DİNÇER

Abbas AKGÜN MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM...

Abbas AKGÜN

Mehmet ATALAY İS- RA - İL

Mehmet ATALAY

Dursun ABANİK Şampiyonun adı EYÜPÖZÜ

Dursun ABANİK

Bahattin AYHAN Bilinçli Sivil Toplumculuğa doğru…..

Bahattin AYHAN

Sibel YİĞİT KARAÖREN FARELİ KÖYE KAVALCI MI LAZIM ! ?

Sibel YİĞİT KARAÖREN

Süleyman ÜNSAL SİZ HALA “CAMBAZA BAK” FİLMİNİ Mİ İZLİYORSU

Süleyman ÜNSAL

 Çalışılanlar

  • Güzel Sözler
  • Sanal Mezarlık
  • Şehitlik
  • Yöremizin Dili

 Yazarlarımızdan

  • ÇANKIRI BELEDİYESPOR’UN TAKIM KADROSU…
  • BU KEZ ÇANKIRISPOR İÇİN
  • EYLÜL'DE ONİKİDEN VURMAK YA DA VURULMAK...
  • ÇANKIRI’NIN GENÇLERİ SÜPERDİ…
  • Zaferin Adı 88…
  • VAR MISINIZ? BEN VARIM!..
  • YENİ SEZONU AÇARKEN
  • GÜZEL İNSANIN ARDINDAN...
  • ÇANKIRI BİR SEVDALISINI DAHA KAYBETTİ
  • EVET Mİ? HAYIR MI?
  • ÇANKIRI BELEDİYESPOR İLK 5 DİYOR…
  • FECİYİM DOSTLAR !!!
  • Gurbette ki Çankırı ...
  • VATAN HAİNLİĞİ!
  • ŞİLİ'DE YARGI REFORMU...
  • YOLCULARLA, HANCILAR…
  • WORLD CUP ÇANKIRIMIZA HAYIRLI OLSUN
  • BENİM MİLLETİM BU MU?
  •  Anket

    • Duyuru
    • 2,796875 sn.
    • Uyarılar

      – Bildirimler

    • online (19 )

      – Online Üyeler(Beta)